TÜRKİYE’DEKİ ÇERKES DİYASPORASINDA KÜLTÜREL KİMLİĞİN OLUŞUM SÜREÇLERİ
Bu çalışmanın amacı, 19. yüzyılın ortalarından itibaren Rus yayılmacılığının olumsuz etkilerine maruz kalan ve bunun üzerine Osmanlı İmparatorluğu tarafından Anadolu topraklarına göç etmelerine izin verilen Çerkeslerin kuşaklar boyunca geliştirdikleri diyasporik kültürel kimliğin niteliklerinin çalışılmasıdır. Sovyetler Birliği’nin çözülmesiyle birlikte Kuzey Kafkasya ile Türkiye arasındaki siyasi, iktisadi ve kültürel ilişkilerin yoğunlaşması, son yıllarda Abhazya ve Çeçenistan’da yaşanan siyasal ve toplumsal gerilimler, dünyanın pek çok yerinde son yıllarda yaşanan etnik ve kültürel farklılıkların ön plana çıkarılması gibi postmodern faaliyetler, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB)’ne giriş sürecinin fiili olarak başladığı son yıllarda AB’nin Kopenhag Kriterleri çerçevesinde ‘etnik azınlıklara’ imtiyazlı haklar tanınması gerektiği yönündeki yaptırımları ve demokratikleşme sürecinin bizleri çok sesli bir Türkiye’nin oluşumuna yöneltmesi gibi bazı önemli etmenler, Çerkes toplumu içerisinde etnik-kültürel örgütlenmenin ivme kazanmasına neden olmuştur. Bu ve benzeri gelişmeler Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin kimliklerini ve bu insanların Kafkasya’ya yönelik geliştirdikleri yönelimlerinde önemli dönüşümlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Göçün ilk yıllarından bu yana Çerkeslerin geliştirdikleri diyasporik kimlikleri betimlemeye çalışmanın yanısıra bu proje, Çerkeslerin anavatan olarak niteledikleri Kuzey Kafkasya ile değişen ilişkilerini ve hatta İsrail ve Ürdün gibi yerlerde yaşayan diğer Çerkes diyasporik topluluklarıyla olan ilişkilerini de ele alacaktır.