KIRIM TATARLARININ ANAVATANA DÖNÜŞÜ VE KIRIM TATAR KİMLİĞİNİN YENİDEN TANIMLANMASI
Stalin dönemi Sovyetler Birliği, Sovyet rejimine karşı bir tehdit oluşturduğu düşünülen halklara yönelik çeşitli ayrımcı politikalar izlemiştir. Bu ayrımcı politikalara maruz kalan halklardan biri de, 1944 yılında Kırım’dan çeşitli Orta Asya cumhuriyetlerine sürülen Kırım Tatarlarıdır. Sürgünden sonra vatanlarına dönme mücadelesi veren Kırım Tatarları, özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kitleler halinde Kırım’a dönmeye başlamışlardır.
Bu bildirinin amacı, Kırım Tatar etnik kimliğinin oluşumu ve değişimi sürecini, Kırım Tatar kültürünün diğer kültürlerle etkileşimini ve bu etkileşimin Kırım Tatar kimliğine ve kültürüne yansımalarını incelemektir. Bu çerçevede, melez (hybrid) bir kimlik ve kültürden ne ölçüde söz edilebileceği tartışılacak, Kırım Tatar geleneklerinin ne ölçüde korunduğu ve korunma mekanizmalarının neler olduğu ele alınacaktır. Bildiride kurgucu (constructionist) bir yaklaşım izlenerek, farklı gruplarla etkileşimin ve devlet politikalarının etnik kimliğin oluşumuna etkileri üzerinde ağırlıkla durulacaktır.
Bildiri, Aralık 2001 ve Nisan 2002’de Kırım’da gerçekleştirilen saha araştırmasında elde edilen verilere dayanmaktadır. Araştırmada, Kırım Tatarlarının yanı sıra, en çok etkileşimde bulundukları Ruslarla ve Ukraynalılarla da derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir.