TÜRKİYE’DE KAMUSAL ALAN VE SİVİL TOPLUM KÜLTÜRLERİ
Bu bildiri Türk toplumunda kamusal alan ve sivil toplum tartışmalarına ışık tutacak bir çerçeve sunmaya çalışmaktadırlar.
Türkiye’de sivil toplum örgütleri ve kamusal alanlar ile ilgili tartışmalar son yıllarda çok yoğunlaşmıştır. Sivil toplumun özel alanlar ve kamusal alan ile ilişkisi, siyaset bilimi, sosyoloji ve toplumsal cinsiyet çalışmaları bağlamında yoğun olarak tartışılmaktadır. Kamusal alanların toplumdaki hane halkları ve vatandaşlar ile ilişkileri olduğu kadar iktisat ve siyaset ile ilişkileri de çok önemlidir. Toplum/özel alan, iktisat/pazar ve siyaset/devlet alanlarının herbirisi ile ilişkisellik içinde ortaya çıkıp gelişen kamusal alanların ve sivil toplumun geçirdiği toplumsal ilişkisel ve kültürel dönüşümler üzerine ilgili tartışmalar ve sorunsallaştırmalar bu bildirinin konusunu oluşturmaktadır.
İki yıldır iki araştırmacı ile birlikte sivil toplum örgütleri üzerine yürütülen bir araştırmanın sonuçlarını sorunlaştırarak Türkiye’de kamusal alanlar üzerine yapılması planlanan bir araştırmanın önerisine dayanan bu bildiri, eleştirel bir köprü olmayı hedeflemektedir. Bu araştırma alanları çok sorunlu olup, eleştirel olarak yaklaşılması gereken alanlardır. Son yıllarda modern-sanayi toplumu sonrası küresel-ağsal-siber toplum tartışmaları çerçevesinde ulusal sivil toplumun ve kamusal alanların yok olmakta olduğu iddia edilmekte ve bu yönde tartışmalar ortaya konmaktadır. Birinci dünyada bu tartışmalar yapılırken ikinci mi yoksa üçüncü dünyada mı olduğu tartışılan, müslüman olduğu için zinhar sivil toplum ve demokrasi geliştiremeyeceği iddia edilen ‘Türkiye’de sivil toplum örgütleri ve kamusal alan araştırmaları nasıl oluyor?’ diye sorulduğunda yapılan araştırmanın ve bu bildirinin sorunlu ve daha da sorunlaştırılabilecek alanına girilmiş olur. Dernekleri, vakıfları, sendikaları ve odaları laik veya dinsel olduklarına bakmadan kapsayan bir sivil toplum kuruluşları çerçevesi çizebilir miyiz? ‘Köy odaları ve kahvelerinden kentsel kahve ve ‘internet café’lere uzanan kamusal alanlar yerel toplum ve küresel sivil toplum ile nasıl ilişkilenmektedir?’ sorusu, ortaya konacak yeni araştırma önerisinin temel sorularından birisi olacaktır