editörden
Sekizinci sayı, bülten'in veda sayısı. Bu sayı ile ben editörlüğe veda ediyorum, Alper Yurtseven de iki yıl boyunca büyük bir titizlikle yürüttüğü grafik tasarımcılığı görevinden ayrılıyor. Bundan böyle bülten yalnızca elektronik olarak çıkacak. İkimiz de severek, özenle çalıştık bülten'i bu formatta sizlere sunabilmek için, ve gönüllü, karşılıksız çabamızı "özveri" olarak nitelemedik. Ancak, iki yıllık bu hizmetimizi artık noktalama zamanı geldi. Kağıt üzerindeki bülten, biz dahil, pek çok kimsenin hoşuna gidiyordu. Editörlükten ayrılma kararıma karşı çıkanlar, "bu güzel bülteni sürdürmek lazım" diyenler oldu. Ama, gerek biz bu işin gerektirdiği zamanı artık veremeyeceğimiz için, gerekse TKAG basımın gerektirdiği parasal bedeli karşılayamadığı için, artık elektronik bültenle yetineceğiz. Belki bilgisayar ortamına girmemiş okuyucularımızı kaybedeceğiz. Bu da üzüntü verici bir durum ama artık dünyada pek çok elektronik yayın bulunduğunu ve internet üzerinden haberleşmenin gittikçe yaygınlaşan, hızlı bir yöntem olduğunu göz önünde tutarsak, elektronik bülteni daha kolay kabullenebiliriz. Önümüzdeki aylarda bir sürpriz olur da, editörlüğü ve grafik tasarım sorumluluğunu karşılayacak gönüllüler çıkarsa ne âlâ; yoksa, elinizde tuttuğunuz sayı bülten'in kağıt üzerindeki son sayısı. Artık TKAG'ın internet sayfasına daha sık bakmamız gerekecek.
Bu sekiz sayılık bülten editörlüğü deneyimimde, sık sık, tutarlılık ile "kültür araştırmaları ilkeleri" arasında seçim yapma konumunda buldum kendimi. Gerek dil gerekse içerik bakımından, bülten?de "birlik ve bütünlük" sağlamak ile "çokseslilik" arasında gidip geldim; ama kararımı, hemen hep, ikinci seçenek lehine verdim. Daha önce de zaman zaman belirttiğim gibi, bülten'nde yer verdiğimiz duyurular her zaman TKAG çizgiside değidi. Gerçi tek bir TKAG çizgisinden de söz edemeyiz ama, belki hiçbir TKAG üyesinin sahiplenmeyeceği haber ve duyuruları, sırf kültür araştırmalarına "malzeme" olabilecekleri için, sırf, "böyle şeyler de yapılmakta" demek için, bülten'e aldık. Editörlüğüm sırasında benim de, TKAG başkanı Gönül Pultar'ın da amacımız, okurlara bu çeşitliliği ve zenginliği sunabilmekti. Tutarsızlığı ve çizgisizliği bir zayıflık olarak görüp eleştireceklere karşı, bu kararın bilinçli bir seçimle verildiğini, giderayak, son kez hatırlatmak istedim.
Bu sayıya katkı ve yardımlarından dolayı Nuri Aksu ile Barış Kılıçbay'a; mesaj göndererek, yazarak, telefonla, bülten'ine ilgi ve desteklerini gösteren okur ve dostlarımıza; son olarak da, Başkent Grafik'teki titiz çalışmaları ve her konudaki sabrı ile Zeynep Karagözoğlu'na çok teşekkür ediyorum. Önümüzdeki TKAG etkinliklerinde beraber olmak üzere, hoşçakalın.
Emine O. İncirlioğlu