KURUMSALLAŞMA VE CEMAATLEŞME ARASINDA GÖÇMEN KİMLİĞİ VE KÜLTÜREL FARKLILAŞMA
Bu bildiride hızlı kentleşme ve modernleşme sürecine katılan yeni kentlilerin bu süreç içinde yaşadıkları farklılaşma deneyimleri, yeni kültürel oluşumlar örneğinde ele alınacaktır. Modernleşme ile gelenek arasında salt çatışma ya da bir dışlama ilişkisi kurgulanması, Türkiye pratiğinde ortaya çıkan yeni, karma kültürel alaşım ya da biçimlerin dikkate alınmaması anlamına gelmektedir. Değişim sürecinde kentsel mekanda temsil bulan kültürlerin yönelim ya da göstergelerine odaklanıldığında, ortaya çıkan farklılaşmalar gelişme ya da yozlaşma gibi karşıtlık temelinde ele almanın güçlükleri ortaya çıkmaktadır.
Örneğin, Türkiye'de göç ve kentleşme olgusu, tepkisel ya da alternatif kültürel yansımalar kadar, modernleşme süreçlerine kendi yorumuyla katılımı öne çıkaran arabesk popüler eğilimleri de içermektedir.
Kültürel farklılaşmanın beraberinde bilinen anlamda bireyselleşme, rasyonelleşme gibi sonuçlar getirmesiyle birlikte, esas yansımalarını gündelik hayatın temel bileşenlerinde ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. Bu anlamda geleneksel kültürel örüntüler ya yeni formlar altında muhtevalarını koruyarak ya da yeni değer ve normların kodlanmasına ve hatta farklılaşmasına olanak tanıyarak dönüşmektedir. Buna göre, Konya örneğinde yapılan göç ve kentleşme ilişkilerini ele alan çalışmamızdan yola çıkarak değişim sürecindeki geleneksel topluma özgü kültürel yapının hızlı değişim süreci içinde sergilediği farklılaşmalar bildirinin temel odak noktasını oluşturmaktadır.