Işıl Baş
Boğaziçi Üniversitesi
Işıl Baş’ın koordinatörlüğünü yaptığı Eleştiri ve Kültür Araştırmaları Yüksek Lisans Programı, Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları bölümü bünyesinde Sosyoloji, Psikoloji, Tarih, Uluslararası İlişkiler, Türk Dili ve Edebiyatı ve Felsefe bölümlerinin de işbirliği ile açılmış disiplinlerarası bir programdır. Eylül 2002’de ilk öğrencilerini alan programın amacı, öğrencilere kültürün eleştirel bir bakışla yorumlanması için gerekli kuramsal ve analitik araçları sunmak olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin çeşitli kültürel metinleri ve uygulamaları çağdaş eleştiri ve kültür kuramlarını kullanarak inceleyebilmeleri için gerekli yöntem ve uygulama çalışmalarına da yer verilmiştir.
Açıldığı ilk yıl olmasına rağmen çok yoğun talep gören ve farklı disiplinlerden öğretim üyelerinden oluşan seçici bir kurulca beş öğrencinin kabul edildiği programda bütün öğrenciler Eleştiri ve Kültür Kuramlarına Giriş I ve II derslerine ek olarak bir de Yöntem dersi almaktadırlar. Kuram dersinin ilk ayağında klasik dönemden postmodernizme kültür ve eleştiri tarihinin temel eserleri karşılaştırmalı bir bakış ve çok yönlü değerlendirmeler ışığında ele alınırken ikinci döneminde ise öğrencilerin de aktif katılımları ile feminizm, medya, şehir, beden, globalleşme, oryantalizm, kültür ve ideoloji, bilgi ve teknoloji gibi çeşitli modüller seçilerek Kültür Araştırmalarının incelediği birçok konunun derinlemesine tartışılması amaçlanmaktadır. Bunların dışında kalan derslerini ise öğrenciler, programa katkıda bulunan Sosyoloji, Tarih, İngiliz Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı, Felsefe ve Psikoloji gibi bölümlerin alana uygun derslerinin oluşturduğu geniş bir havuzdan seçebilmektedirler.
Bu programın en büyük özelliği şu anda programa kayıtlı olan ve hepsi farklı bölümlerden lisans derecesi almış 5 öğrencinin alandaki farklı gereksinim ve hedeflerini karşılamaya yönelik dersler ve ders içerikleriyle hazırlanmasıdır. Programın tamamıyla esnek ve gelen her grup öğrenciyle kültüre farklı yönlerden yaklaşıyor olması bir anti-disiplin olarak doğan Kültür Araştırmalarının ruhunu yitirmemesi açısından çok önemlidir. Halen programa kayıtlı olan öğrenciler bir yandan kişisel ilgi alanlarını geliştirip tezlerine yönelik araştırmalar yaparken bir yandan da kendi seçtikleri bir alanda ortak bir proje hazırlayarak uluslararası bir konferansta sunma çalışması içindedirler. Bu yolla hem öğrendiklerini uygulama şansına sahip olacaklar hem de akademik yöntemleri kullanarak çalışmalarını uluslararası platforma taşıyabilecek ve Kültür Araştırmaları alanına Türkiye kültürleri bağlamında önemli bir katkıda da bulunabileceklerdir.