Prof. Dr. Nadir Devlet
19 Nisan 2003 Cumartesi günü Ankara’da 91 yaşında vefat eden Prof. Dr. Ahmet Temir, Tatar asıllı olup, Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti Elmet şehrinde 14 Kasım 1912’de dünyaya gelmiş bulunmaktadır. Henüz beş yaşında iken 1917 Ekim İhtilali patlak vermiş, iç savaş çıkmış ve dokuz-on yaşında iken bölgede hüküm süren 1921-22 yıllarındaki dehşetli açlığı görmüştür. İlk eğitimini o zamanlar bir kasaba olan Elmet’te bir medresede görür.1920’de babasını Bügülme’ye imam tayin ettikleri için oraya giderler. Onu orada Rus okuluna kaydederler. Bu arada akrabası olan tanınmış Tatar tarihçisi Hadi Atlasi’nin teşviki ile Almanca da öğrenmeye başlar. Ancak 1926 yılında Ahmed’i molla çocuğu olduğu için okuldan kovarlar. On dört yaşındaki bir çocuk için bu çok kötü bir tecrübedir. Bu durum onu ülkeden kaçma gibi zor bir karara yöneltmiştir. Neticede henüz 17 yaşında iken 17 Haziran 1929’da dört arkadaşı ile bin bir meşakkatle Batum’a ulaşır, ancak üçü güvenlik güçlerine yakalanır. Ahmet ile sonra Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olacak Ahat-Ural Bikkul, bin bir tehlikeler atlatarak gizlice 8 Temmuz 1929’da, Türkiye’ye iltica ederler.
Prof. Dr. Yusuf Akçura’nın kefil olması ile başta Trabzon Muallim Mektebi’ne oradan da İstanbul Haydarpaşa Lisesine devam eden Ahmet Temir 1935’te bu liseden mezun olmuş ve Ankara’daki Ankara Üniversitesi Dil,Tarih ve Coğrafya Fakültesine kaydolmuştur. 1936 yılında kazandığı bursla Almanya’ya yollanmış ve burada gösterdiği başarı ile 2 Haziran 1943 yılında Felsefe Doktoru unvanını almıştır. Almanya’da tahsilde iken babası Carullah ve başka şahısları, akrabaları tarihçi Hadi Atlasi ile tutuklayıp, 15 Şubat 1938 yılında kurşuna dizdikleri haberini alır. Bu onun için korkunç acı bir haber olur, uzun yıllar bunun etkisinden kurtulamaz. Doktora öğrenciliği esnasında 1936-1943 yılları arasında Tatarca lektörü olarak çalışmış, bir müddet Almanlara esir düşen İdil-Urallı Tatar, Başkurt ve Çuvaş askerleri ile de ilgilenmiştir.
Doktorasını tamamlayan Temir Türkiye’ye döner, askerlik görevini yapar, 1947-51 yıllarında Müzeler Genel Müdürlüğünde çalışır. Daha sonra iki yıl Hamburg Üniversitesinde Türkçe lektörü olarak çalışır ve aynı zamanda doçentlik tezini hazırlar. 1 Ağustos 1953’te doçent unvanını alır. 1955 yılında ise DTCF Türkoloji Bölümünde göreve başlar, 1962 yılında profesörlüğe yükseltilir, 1982 yılında 70 yaşında iken bu üniversiteden emekli olur.
Türkoloji ve Mongolistik üzerine uzman olan Temir’in telif ve tercüme kitapları bulunmaktadır. Bunun dışında değişik ansiklopedilerde, derlemelerde, hatıra kitaplarında ve dergilerde iki yüzün üstünde makalesi bulunmaktadır. Üniversite hocalığı esnasında bir hayli öğrenci yetiştirmiş, Türkçe’ye değerli eserler kazandırmıştır.
1961 ile 1975 yılları arasında Ankara’da Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün kurucu müdürü olarak görev yapmıştır. Enstitü onun başkanlığında en parlak dönemini yaşamıştır. Aynı zamanda Türk Dil Kurumu(Ankara), International Society for Oriental Research (Frankfurt), La Société Finno-Ougrienne (Helsinki) ve Societas Uralo-Altaica (Hamburg) gibi uluslararası bilimsel kurumların da üyesidir. Bunun dışında dağcılık, buz pateni gibi sporlarla uğraşmış, bir ara keman çalmış ve tutkulu satranç oyuncusu olmuştur. Ankara Satranç Derneği ve Bund Deutscher Fernschachfreunde (Alman Uzaktan Satranç Severler Birliği) üyesi olmuştur.
Merhum son günlerine kadar bilimle uğraşmış, hatta 13 Nisan 2002’de Türk Tarih Kurumu Konferans salonunda “Yusuf Akçura’nın 125. Doğum Yıldönümü” münasebeti ile bir panel düzenlenmesinde ön ayak olmuş ve kendisi de bir bildiri sunmuştu.
Prof. Dr. Ahmet Temir disiplini, çalışkanlığı, bilimsel hassasiyeti ve hemşehrilerine olan düşkünlüğü ile tanınmıştır. 1970-1982 yılları arasında çıkan Kazan dergisine katkıda bulunmuştur. Kısacası yeri doldurulamayacak büyük bir alimi kaybetmiş bulunuyoruz. Ancak eserleri onu aramızda yaşatmaya devam edecektir. Ailesi ve yakınlarına başsağlığı diler, merhumu minnetle anarız.