Türkiye Kültür Araştırmaları
amaçlar üyelerimiz e-grubumuz iletişim bültenler etkinliklerimiz english
   
Kültür Araştırmaları Dünyasından
haberler
bildiri çağrıları
yayınlar
yorumlar
toplantılar
yeni örgütler
burslar
eğitim programları
web kaynakları
foto galeri
bağlantılar
makaleler
Yeni bültenlerden haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.
Site Haritasi

hasan akbulut

AŞK MABUDESİ VE KADIN

Bu çalışma, 1960-1975 yılları arasında yoğunluk kazanmış romantik melodramlardan Aşk Mabudesi (Nejat Saydam, 1969) filmini kadının sunumu açısından ele almaktadır.

Doğrudan kadınlara yönelik bir tür olarak adlandırılan melodramlar, toplumsal gerçekliği inşa eden kültürel temsiller sisteminin bütünlüğü içinde, belli cinsiyet kalıplarının egemen hale gelmesinde psikolojik hazırlayıcılar olarak işlev görürler. Rastlantılara dayalılık, yanlış anlamalar, kişiler düzeyinde somutlaşmış iyi-kötü ayrımı gibi melodramın birçok kodunu kullanarak, ünlü bir yazar olan Ekrem’in (Cüneyt Arkın) kimsesiz, yoksul bir ‘sokak kızı’ olan Leyla’yı (Türkan Şoray) kendine aşık edişini, ayrılışlarını ve sonunda tekrar birleşmelerini anlatan filmin üst okuması, kadın için gerçek mutluluğun iş değil, evlilik olduğunda ısrar ederek cinsiyetçi bir bakış açısını yeniden üretir. Aşk Mabudesi’nin Fransız göstergebilimci Greimas’ın eyleyensel örnekçesi ve göstergebilimsel dörtgen yaklaşımıyla çözümlenmesi yerli melodramlarda kadının eril bakışın nesnesi olarak konumlandırıldığını ortaya koymaktadır. Ekrem’den önceki erkeklerin bakışı Leyla’yı rahatsız ederken, Ekrem’in ‘bakışının nesnesi’ olması rahatsız etmez. Bu da kadın için namus kavramının önemini pekiştirir. Film erkeği ‘arzulayan özne,’ kadını ise ‘arzu nesnesi,’ başka bir deyişle ‘erkeğin arzusunun nesnesi’ olarak sunar. Böylece göstergebilimsel çözümleme, filmin cinsiyetçi çerçevesini açığa çıkarmaktadır.


Diğer hasan akbulut için tıklayınız
Copyright © 2003
Güncelleme tarihi: 20.07.2007
parkyeri