SİNEMADA ORTAK KÜLTÜR MEKANLARI OLARAK KAMUSAL VE ÖZEL ALANLARIN KULLANIMINDA CİNSİYETÇİ TERCİHLER
Türk sinemasında kalıplaşan kadın kimliği paylaştığı mekanlarla vücut bulur. Bu bildiride, sinemada kamusal mekanların cinsel kimliklerle nasıl bir bağ kurduğu araştırılmaktadır. Özellikle kadın kimliği ve onun evle olan ilişkisi, önemli bir nokta olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireysel konutun yalıtma ya da güvenli bir mekan olma özelliğinden sıyrılması, kadının giderek artan biçimde kamusal mekanlarla, bizzat şehrin kendisiyle paylaşım kurması sinemada farklı biçimlerde temsil edilmiştir. Cinsel özgürleşmeyle birlikte kadının ailedeki rolü ile ailenin kent yaşamındaki rolünün birbirleriyle çatışması çoğu zaman bu filmlerde rastlanan temalardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Sinemasal evrende sistemin dayattığı evde ve işte başarılı olma halinin bir noktada çözülmesi ve kadın kimliğinin bir olgu olarak ön plana çıkması bu bildirinin ana eksenini oluşturmaktadır.