YENİ SAĞ’IN HEGEMONYA GİRİŞİMİNDE KADININ ATAERKİL KÜLTÜR TEMELİNDE İDEOLOJİK VE SİYASAL OLARAK KURULUŞU
Bu bildirinin konusunu, ataerkil kültür temelinde devlet kurumları ve uygulamaları tarafından, Türkiye’de Yeni Sağ’ın hegemonya girişiminde, kadının nasıl bir toplumsal cinsiyetçi çerçevede tanımlandığı oluşturmaktadır. Bu noktada belirtilmesi gereken, kadınların benzer süreçlerde hiçbir zaman pasif ajanlar olarak yer almadıklarıdır. Bildirinin kuramsal çerçevesi ise feminist kuramlara ve Gramsci’nin kuramlara yaklaşımına dayanmaktadır.
İlk olarak, özel alan/kamusal alan dikotomisi, ya da devlet ve kadın konusu feminist yaklaşımlar çerçevesinde tartışılmaktadır. İkinci olarak, ataerkil kültürü, kendi hegemonyasını kurmak için yeniden harmanlayan Yeni Sağ’ın toplumsal bağlamı, feminizmin kazanımlarına saldırarak yeniden oluşturduğu cinsiyetçi muhafazakar ideolojisi ve bu saldırının kadınların feminist mücadeleler sonucunda elde ettiği kazanımlara ne gibi etkileri olduğu ele alınmaktadır. Üçüncü olarak, Türkiye bağlamında Yeni Sağ’ın ataerkil kültür ve toplumsal cinsiyet çerçevesinde kadını konumlandıran devlet siyasaları özellikle Aile Araştırma Kurumu aracılığıyla incelenmektedir. Son olarak, Türkiye’de devletin biçimlendirdiği ve meşruluğunu sağladığı Yeni Sağ’ın ‘aile ideoloji’ sinin, Batıya göre oldukça sınırlı olan kadınların kurumsal alandaki kaynaklara girişini, bunları kullanım ve kontrolü üzerindeki haklarını nasıl ve nerelerde aşındırdığını ve dolayısıyla bu çerçevede feminist mücadelenin alanlarına dikkat çekmek amaçlanmaktadır.